Stewart Copeland, The Police grubundaki performanslarıyla reggae ve ska ritimlerini rock formatına başarıyla entegre eden davulculardan biridir. Onun tekniğinde hi-hat üzerindeki "off-beat" (vurgusuz zamanlarda) aksanlar ve senkoplu snare kullanımı, karakteristik bir ritmik dil oluşturur.
Copeland'ın yaklaşımı, geleneksel rock davulculuğundaki dört vuruşa dayalı ağır zaman tutma anlayışından uzaklaşarak, daha hafif, senkoplu ve "havada asılı" hissi veren bir groove yaratmıştır. Bu tarz, "Roxanne" ve "Message in a Bottle" gibi parçalarda net biçimde duyulabilir.
Kursiyerler için Copeland'ın mirası, farklı kültürel ritim geleneklerinin (bu örnekte Karayip kökenli reggae) mevcut bir müzik türüyle nasıl özgün bir sentez oluşturabileceğini gösterir. Bu tür kültürlerarası etkileşimler, davul dilinin sürekli gelişmesinin temel kaynaklarından biridir.
Davul kursu programımızda dünya ritimlerine giriş derslerinde, Stewart Copeland'ın reggae-rock sentezinden örnekler kullanılarak öğrencilere off-beat vurgu kavramı öğretilmektedir.