Elvin Jones'un John Coltrane Dörtlüsü ile 1960'larda gerçekleştirdiği kayıtlar, caz davulculuğunda "poliritmik özgürlük" kavramının en güçlü örnekleri arasında sayılır. Jones, tek bir zaman imzasına bağlı kalmak yerine, aynı anda birden fazla ritmik katmanı üst üste bindirerek adeta dalgalar halinde akan bir ritim dokusu yaratırdı.
Bu yaklaşım, Jones'un Afrika ve Orta Doğu ritim geleneklerinden beslendiğini gösterir. Üç nabızlı (triplet tabanlı) hislerle dört nabızlı yapıları harmanlaması, onun davul setini adeta çok katmanlı bir perküsyon topluluğu gibi kullanmasını sağlıyordu.
Jones'un öğrettiği en önemli derslerden biri, davulcunun sadece "zaman tutan" değil aynı zamanda "zamanı hisseden ve şekillendiren" bir müzisyen olabileceğidir. Onun performanslarında sabit bir kalıp yerine sürekli gelişen, nefes alan bir ritim anlayışı hâkimdir.
İleri seviye davul derslerimizde öğrencilere triplet tabanlı fraze çalışmaları ve çoklu ritim katmanlarını bir arada hissetme egzersizleri, Elvin Jones'un yaklaşımından yola çıkılarak aktarılmaktadır.